Kriz zamanlarında şefkatli liderlik

Ne hissediyorsun?
Bu aslında cevaplanması en basit sorulardan biridir, ancak son aylarda, dünyada sayısız insan bir cevap için bulmak için durup düşünüyor. COVID-19’un günlük yaşamlarımız, küresel sağlık ve ekonomik faaliyetler üzerindeki olumsuz etkileri insanları duygusal açıdan o kadar bunaltmış ki, böyle masum bir soruya bile bir yanıt ararken aşırı temkinli davranılıyor. Yakın tarihte yapılan bir ankette, katılımcıların neredeyse yarısının pandeminin ruh sağlıkları üzerinde olumsuz bir etkisi olduğunu ifade etmesine şaşırmamalıyız doğrusu.
COVID-19 gibi “Global ölçekte bir kriz” liderliği en temel unsuruna geri döndürür: insanların yaşamlarında olumlu bir fark yaratmak.

Böyle zamanlarda liderlerden daha şefkatli bir yaklaşım ve gelişmekte olan insanlık trajedisi ile başa çıkmayı birinci öncelik haline getirmeleri beklenir.
Çok sayıda çalışma, normal diye adlandırdığımız bir iş ortamında, şefkatli liderlerin daha iyi performans gösterdiğini ve ekiplerinin daha sadık olduğunu göstermektedir. Ancak, şefkat özellikle bir kriz sırasında kritik hale gelir. Özellikle krizin ilk günlerinde, liderler kontrolü ellerine alıp, kişisel korkuları ve kaygıları bir kenara bırakarak, çalışanların ve meslektaşlarının kendi tepkileriyle boğuşmalarına yardımcı olmak için örnek olmalıdırlar. Bu elbette hiç de öyle kolay değildir, ancak bu insanların acil ihtiyaçlarını birbiri ile ilişkilendirmek ve bunlarla başa çıkmak ve günün sonunda işinizi kurtarmak için zeminin hazırlanmasıdır.

Bana göre şu dört nitelik, liderlerin kriz anında içindeki şefkatli sesi bulmalarına ve organizasyonlarını kriz sonrası normale taşımada yardımcı  olabilir.

1.İçinizde ve etrafınızda olup bitenler hakkında daha net bir farkındalık elde etmek için kendinize alan yaratın.

2.Önyargılarınızı geride bırakarak, ortaya çıkanla yüzleşin  ve zayıflıklarınızı sergilemek konusunda cesur olun.

3.Başkalarının hissettikleri duyguları daha iyi anlayabilmek için empati gösterin ve bireylerin ve grupların gerçekten önemsendiğini hissettirmek için şefkatle hareket edin.

4.Bu nitelikleri dengeli bir şekilde geliştirin, önce kendi duygularınızı ve korkularınızı anlamak için içe doğru bakıp sonra başkalarını desteklemek ve zamanla insanların ve işletmenin normalleşmesine odaklanın.

Kriz ilerledikçe, liderler çalışanları bir araya getirmeli ve işletmelerinin ilerlemesini sağlamaları gerekir. Bunun için öncelikle durum hakkında perspektif geliştirip ondan anlam çıkarmalı, aidiyet ve dahil edilmeyi teşvik etmelidir.En önemli konu ise kriz sonrası geleceği yeniden tasarlayarak bugünden planları başlatacak aksiyonları almalıdır.

Amaç, bireyleri travmadan uzak, kendileri ve iş dünyası için daha iyi bir geleceğe odaklamaktır!