Ikigai: Uzun ve Mutlu Bir Yaşamın Sırrı Japon Felsefesiyle İstediğiniz Gibi Bir Yaşam Yaşamanıza Yardımcı Olabilir

Japonya’da milyonlarca insan her sabah yataktan kalkmak için bir neden olan ikigai’ye (Ick-ee-guy olarak telaffuz edilir) sahiptir.

Sabah kalkma nedeniniz nedir?
İkigai’nin kökenine sahip olan Japon adası Okinawa, dünyanın en büyük yüzüncü nüfusa ev sahipliği yapıyor.

Ikigai kavramı uzun ömürlülüğe katkıda bulunabilir mi?
Mavi Bölgelerin yazarı Dan Buettner’e göre ikigai kavramı Okinawa’lılara özel değil: “Bunun için bir kelime olmayabilir, ancak Sardunya ve Nicoya Yarımadası gibi bölgelerde de aynı kavram uzun ömürlü yaşayan insanlar arasında var.”
Aslında konu çok bilmediğimiz bir şey değil. Aşağıdaki diyagrama bakınca yazıyı okumanıza bile gerek kalmayacak muhtemelen ama ben yine de yazayım 😀

Basitçe bahsedersem 4 liste yapıyorsunuz, bunlar: Sevdiğiniz şeyler, iyi olduğunuz şeyler,Dünya’nın ihtiyacı olan şeyler ve Para kazanabileceğiniz şeyler.Bu dört listenin kesiti ikigai’nizdir.

 

Kendi ikigai’nizi keşfetmenin, tatmin, mutluluk ve daha uzun yaşam getirdiği söylenir.
Eğer siz de Ikigai’nizi bulmak istiyorsanız, kendinize aşağıdaki dört soruyu sormanız gerekir:
1. Neyi seviyorum?
2. Ben hangi konuda iyiyim?
3. Hemen ya da gelecekte kazanca dönüştürebileceğim şey nedir?
4. Dünyanın neye ihtiyacı var?

”İkigai:Uzun ve Mutlu Bir Yaşamın Japon Sırrı” adlı kitabında Hector Garcia ve Francesc Miralles, herkesin kendi ikigai’lerini bulmasına yardımcı olabilecek kuralları açıklamışlar. Bence boşuna kitabı uzun uzun okumanız gerek yok, çünkü özetle burada anlattıklarım etrafında dönüp durmuşlar ve konuyu uzatmışlar ama siz bilirsiniz tabii. Ben buraya listeyi koyuveriyorum zaten çoğu size tanıdık gelecek.
1. Aktif olun ve emekli olmayın (Zaten bu gidişle hepimiz oraya varacağız 😀 )
2. Aciliyeti geride bırakın ve daha yavaş bir yaşam hızı benimseyin (Istanbul’lulara kolay gelsin diyorum)
3. Mide’nizin sadece yüzde 80’i dolana kadar yemek (Bu lezzetli yemek kültürü ile zor ama deneyeceğiz)
4. Kendinizi iyi arkadaşlarınızla kuşatın (Bunu ben de hep söylüyorum, etraftanızda pozitif insanlar olsun.)
5. Günlük, hafif egzersizlerle şekil alın (Valla doktorlar artık kalbi yormayın hafif egzersizler yapın diyor, yoga öneririm.)
6. Gülümseyin ve çevrenizdeki insanları kabul edin (Bunu da hep derim, bardağın dolu tarafına odaklanmaya çalışın.)
7. Doğa ile içiçe olun (Sürekli olamasanız da haftada bir doğa ile başbaşa kalmanın yollarını arayın.)
8. Günümüzü aydınlatan ve bizi canlı hissettiren her şeye teşekkür edin. (Biz buna kısaca ŞÜKREDİN diyoruz.)
9. Anı yaşa (Bu çok sert yerden geldi, bunu yapabilmek o kadar basit değil ama denemek bile sizi bir adım yaklaştırabilecektir, ben bazen becerebiliyorum.)
10. ikigai’nizi takip edin (Bulmak bir konu ama onu takip etmek ve sürdürmek de bir o kadar önemli.)

Çok önem verdiğiniz şey ikigai’nizi bulma yolculuğunda kilidi bir anda açabilir, o yüzden hobilerinizi, merak ettiğiniz şeylerin peşini bırakmayın ve devam ettirin.
Filozof ve sivil haklar lideri Howard W Thurman, “Sizi canlandıran şeyin ne olduğunu kendinize sorun ve gidin onu yapın.” demiş. … Dikkatinizi çekerim yanlış anlaşılmasın lütfen. “Dünyanın neye ihtiyacı olduğunu sorma. Seni canlandıran şeyin ne olduğunu sor ve git Dünya için bir ihtiyaçla birleştir. Çünkü dünyanın ihtiyacı olan canlanan insanlar.”
Milyonlarca insanın sorunu, sorumlulukları üstlenip rutinleri inşa ettikleri için yeni deneyimler hakkında merak etmeyi bırakmalarıdır. Merak duyguları onlardan kaçmaya başlar. Ama bunu değiştirebilirsiniz, özellikle de günlük olarak yaptığınız işte hala anlam ve tatmin arayışı içindeyseniz.

Albert Einstein bizi meraklarımızı sürdürmeye teşvik ediyor. Hatta bir zaman şöyle demişti:
“Neden sorguladığınızı düşünmeyin, sadece sorgulamayı bırakmayın. Nelere cevap veremeyeceğiniz konusunda endişelenmeyin ve neleri bilemeyeceğinizi açıklamaya çalışmayın. Merak kendi bir sebeptir. Her gün biraz daha fazla anlamaya çalışın. ”

Klasik bir örnek de Steve Jobs’un tipografi konusundaki merakına, tipografi hakkında görünüşte işe yaramaz bir sınıfa katılmasına ve tasarım duyarlılığını geliştirmesine neden olmuş olmasıdır.
Daha sonra bu duyarlılık, Apple bilgisayarların ve Apple’ın pazardaki temel farklılaştırıcısının önemli bir parçası haline geldi.
Meraklı olarak doğduk. Öğrenme, icat etme, keşfetme ve çalışma konusundaki doyumsuz dürtümüz, hayatımızdaki diğer tüm dürtülerle aynı statüye sahip olmayı hak ediyor.
Yerine getirme duygusu, çoğumuz için ana öncelik haline geliyor. Milyonlarca insan hala yapmaları gerekeni bulmakta zorlanıyor.
Hector Garcia ve Francesc Miralles, “Sezgimiz ve merakımız ikigai’mizle bağlantı kurmamıza yardımcı olacak çok güçlü iç pusulalar” diyor.
Bugün olabileceğiniz veya yapabileceğiniz tek şey nedir diye düşünün, bu ikigai’nizin bir ifadesi olacaktır.
Bunu bulun ve sahip olduğunuz her şeyle odaklanın, dünyada başka hiçbir şey için sınırlı zamanınızı harcamaya değmez.