Ulaşılmaza ulaşabilirsin.

Hepimiz işlerimizde başarılı olmak istiyoruz, peki ama gerçekten ne kadar başarılı olabiliriz?
İyi
Çokiyi
Alanımızdaki en iyi
Belki de dünyadaki en iyi?

Yetenek işimize her zaman yarar ama hırs ve tutku yoksa bizi çok uzağa götürmez. Herkes iyi olmak ister ama çoğunluk muhteşem olmak için gerekli fedakarlıkları göstermeye hazır değildir. Öncelikle kapasitenizin üzerinde bir hedef oluşturmalısınız.Yeteneğinizin olmadığı konuları deneyin. Bir ekibi yönetemeyeceğinizi düşünüyorsanız bunu hedef haline getirin. Kendi şirketimi kuramam diyorsanız, hedefiniz bu olsun. Vizyonunuzu gerçekte olmak istediğiniz yer olarak belirleyin. Hiçbir şey imkansız değildir.

Bilmiyorum fark ettiniz mi ama okulda en başarılı olan öğrenciler hayatta en başarılar olmuyoralar. Okulda öğrenilenler bilinen gerçekler. Okuldaki göreviniz bu bilenen gerçekleri hatırlamak. Çoğunu hatırlayan başarılı oluyor. Okulda zayıf olanlar bu bilinen gerçeklerle ilgilenmeyenler veya onlara ilginç gelecek şekilde sunulmadığı için başarısız olanlar. Bu onların aptal olduğu anlamına gelmez. Sadece akademik yöntemlerle zihinlerinde bir şimşek çakmadığını gösterir. Başarılı olan kişiler geçmiş başarılarına göre işe alınırlar, oysa ya gelecek için arzuları nedir? Bunları başarma isteği acaba aynı ölçüde olacak mıdır? Cevap basit, İş hayatında her zaman daha iyi olmak için çaba sarf edenler bu kişileri geçecektir. Çünkü ikinci gruptaki kişiler her zaman kendilerini geliştirme arayışında olanlardır. Oysa ilk gruptaki kişiler başarılı olduklarında aldıkları olumlu geri bildirimlerle zaman için de hep doğru olanı yaptıklarını düşünerek gelişimi durduracaklardır. size önerim gelişmek istiyorsanız övgü peşinde koşmayın, eleştiri sizi daha güçlü kılar. Genelde insanlarımız olumlu yönleri görmeye/göstermeye çalışır, evet bu da yapılmalı ama asıl nüans farkını geribildirimde bize gösterilen eksik taraflarımıza odaklandığımız zaman gösterebileceğimizi unutmayalım. Asıl gelişim, güçlü yönlerimizi bu eksiklerimizi nasıl giderebileceğimiz konusunda kullanmaya başladığımızda gerçekleşecektir.

Herhangi bir konuda başkasını suçlamak yerine daima kendinize bakın. Sorumluluğu kabullendiğiniz zaman bu konuda birşeyler yapmaya başlayabilirsiniz.

Bana yeterince bilgi verilmedi.

Daha iyi bir çalışma arkadaşım olmalıydı.

Yeterince bütçe yoktu.

Yöneticimin vakti yoktu beni dinlemedi.

Başka yoğun projelerim vardı.

Yeterince vakit yoktu.

Bunların hepsi sorumluluktan kaçmak için uydurulabilecek basit bahaneler. Konu elini taşın altına koymaktan çekinmemek. Başkaları hata yapsa da bir omuz atıp onlara destek olmak.

Haydi bugün siz de farklı birşey yapın ve desteğe ihtiyaç olduğunu gördüğünüz birisine yardım edin. Farkı göreceksiniz.