Kariyeriniz için Sosyal Medya'da kullanabileceğiniz 7 püf noktası.

Bugünkü ekonomik durumlar ve teknolojinin gelişimi gözönüne alındığında, eski yöntemlerle iş bulmaya çalışmak çok da yeterli gibi görünmüyor.

Yöntem olarak bir CV ve önüne güzel bir giriş yazısı hazırlamak, sonra bunları önüne çıkan her iş ilanına göndererek oradan bir haber gelmesi için dua etmek, geçmişte uygulayabileceğiniz birşey olarak kalmakta. Yeni yöntem bundan oldukça uzak bir yaklaşım gerektiriyor. Şu gerçekleri unutmamak lazım:Artık daha az iş imkanları, buna karşılık daha çok rakip var. Bu durumda işveren karşısında toplam puanınızı yükseltmek için daha aktif  bir şekilde harekt etmelisiniz.


Bugünkü ortam


Sosyal ağlar, argo olarak “Kelle avcıları” olarak tabir edilen eleman bulmak ğzere kurulmuş danışmanlık şirketleri için gittikçe daha önemli hale gelmeye başladı. Birçoğu artık öncelikle Facebook’dan başlayarak CV bilgilerini teyid etmeye çalışıyorlar.

Eğer bir sonraki işinize girmek istiyorsanız artık sizin için gözünüzü açıp, farklı yaklaşım metodlarını denemeye başlama zamanı gelmiş demektir. Yanlış anlaşılmasın lütfen, ben sakın CV bankalarına CV’nizi bırakmayın veya şirketlerin websitelerinden başvuruda bulunmayın demiyorum. Ama bunlar vaktinizin %10-20’sini alsın, kalan %80-90’nını bahsedeceğim sosyal medya konularına ayırın diyorum.


1. İş değil işi vereni arayın


İşlerin çoğu online olarak listelenmiyor aslında. Online başvuruları değerlendirmeye başlamadan önce, genelde işverenler kendilerine önerilmiş olan adayların bir listesini çıkarıyorlar.Hatta bazen listelenen pozisyonlar aslında varolmayabiliyor bile. Birçok araştırma  gösteriyor ki işlerin %80’i çevreniz aracılığı ile elde ediliyor.

3 adımda iş veren arama:

1.Çalışmak istediğiniz ilk 5 şirketi belirleyin.
Sağa sola 7 düvele binlerce spam mail atmak yerine odaklanın. Rasgele başvuran birisi olmak yerine, kendinizi gerçekten o şirkete katkı sağlayacak ve orada bir değer olmaya hazır bir marka olarak konumlandırmalısınız.

2. Arama motorlarını kullanarak orada çalışanları araştırın.
Sadece Technorati ‘de bile 130 milyon blog var ve bunların arasında eminim seçtiğin 5 şirketin çalışanı da vardır. Aynı zamanda Facebook ve Twitter üzerinde de şirketlerin oluşturduğu gruplar veya hesaplar bulunmakta. Bir bağlantı bulduğunuzda ise Google amcaya bu kişiyi sorun bakalım daha fazla ne gibi bilgi edinebileceksiniz.

3. Kişiyle direkt irtibata geçmek.
Sosyal medya sayesinde tanımadığınız ve arkadaş olmadığınız birileriyle mesajlaşmak artık bir bariyer olmaktan çıktı. Fakat hedeflediğiniz bir şirket çalışanına mesaj atmadan önce onların bu tip mesajlara sürekli maruz kaldığını ve Facebook gibi gerçek arkadaşlarının olduğu ortamlarda buna yer vermek istemeyebileceklerini de bir düşünün. Ev ödevinizi iyi yapıp şirket ve çalışanları ile ilgili yeterince bilgi edindiyseniz doğrudan “Abi bana bir iş bulsana” yerine kim olduğunuzu, ilgi alanlarınızı paylaşarak onunla tanışmaya çalışın.Sonra artık 3. veya 4. mesajda acaba size uygun bir fırsatın olup olmadığını sorabilirsiniz.


2. İş teklifi almak için ilgi çekici pazarlama aktivitesi yapın.


İş aramanın geleneksel yöntemi aslında belki de sizin beğenmediğiniz bir işte çalışmanız ile sonuçlanıyordu. Oysa yeni yöntem ile artık güçlü bir marka olan “SİZ”i yaratacağınız için fırsatların sizin ayağınıza gelmesini sağlayacaksınız. Peki, bunu nasıl yapacaksınız ? İçerik tüketicisi olmayı bir kenara bırakarak siz de içerik sağlayıcı konumuna geçeceksiniz. Yani uzmanlığınızı ve ilgi alanınızı paylaşabileceğiniz bir blog ile sanal alame katkı sağlayacaksınız.

Bu işe büyük bir şevk ile başlamalısınız zira bu projenizin başarılı olmasını istiyorsanız çooook yazı yazmanız, yaratıcı olmanız ve tutarlı davranmanız gerekecek J Bir blog yazmak işverenlerin “SİZ” markanızla ilgilenmesi ve siz daha sormadan size iş teklif etmesi için kullanılabilecek en genel yöntem. İşverenleri kendinize aşık edin ve sadece size sizin blogunuzdaki uzmanlığınız için iş teklif etmelerini sağlayın ve mutlu sona ulaşın.

Nasıl başlamak için içinizde birşeyler uyandırabildim mi? O zaman hemen WordPress.com adresine gidin ve kendinize bir yer ayırın.


3. Twitter’da proaktif olmak


Çalışmak istediğiniz şirketin çalışanları ve iş verenlerle bağlantıya geçmenin diğer bir kolay yolu da Twitter. “@” işaretini kullanarak yapacağınız arama ile onlara ulaşıp onları takip etmeye başlayabilirsiniz. Bu sayede onlar ve çalıştıkları şirket hakkında daha çok bilgiye sahip olabilirsiniz.

Twitter’da herhangi bir kişiyi takip etmeye başlamadan önce kendi profilinizin tamamlanmış olmasına dikkat edin. Yani sizi anlatan kısa bir açıklamanız olsun, nerede yaşadığınız ve sizi daha yakından tanımak isteyen işverenlerin daha fazla bilgiye ulaşabileceği bir sayfanın linki olsun. Ben kendi resminizi ve kendi blogunuzu öneriyorum lütfen Homer Simpson resmi olmasın. Bu sayede sizin profilinizi okumaya vakit harcayacak olan potansiyel işveren ile bir bağlantıya geçme şansınızı artırmış olursunuz.

Henüz bizde yaşanmış bir örneğini duymadım fakat yurtdışında birçok takipcisi olan ve onlarla belli bir güven ilişkisi içerisine girmiş olan kişlerin “İşten ayrıldım şu konuda iş arıyorum.” Diye mesaj gönderdiklerinde kendisini takip edenlerin ona yardım etmek amacıyla etrafına sorup sonunda bir iş bulmasına katkı sağladıklarını okudum.


4. LinkedIn’de görünür olun.


İşverenler LinkedIn’i adayları aramak için başlangıç noktası olarak kullanmaya başladılar. Çünkü öncelikle bedava ve piyasadaki genelde en uzman kişiler mutlaka orada yer alıyor. Çoğu kişi LinkedIn’i doğru kullanmıyor ve profilini tamamlamıyor.

Her arama motorunda olduğu gibi burada da kullanılacak kelimeler önemli. Cv’nizdeki gibi tüm profilinizi sergilemeye çalışın  ve üzerine bir de Twitter’da kullandığınız avatarınızı ekleyin. Ayrıca bir yöneticiniz veya sizinle çalışan/çalışmış olan birinden “recommendation” alın ve arandığınızdaki seçim ihtimallerini artırın.

Sonrasında Outlook, Gmail gibi arkadaşlarınızın iletişim bilgilerinin bulunduğu ortamlardaki tüm bilgiyi kullanarak ağınızı genişletin.Ne kadar çok kişiyle bağlantıda olursanız, bir başkasıyla iletişime geçme ihtimaliniz o kadar kolay olur. Belki de işverenlere mesaj atmak için paralı üyelik seçeneğini de düşünebilirsiniz.


5. AdWords ve Facebook reklamları ile kendi markanızın reklamını yapın.


Google AdWords Google’ın reklam platformu, buradan tıklama başına CPC (cost-per-click) veya gösterim başına CPI (cost-per-impression) Google ve partner sitelerinde reklamınızı verebilirsiniz.

Reklamınızı başlatmadan önce bir web sayfasına ihtiyacınız olacak.Eğer kendi blogunuz varsa CV sayfanızı buradan göstermek için kullanabilirsiniz.  Bu sizin için güzel olur, çünkü işverenler  bu tek sayfada sizinle ilgili gerekli bilgileri bulabilir ve isterlerse diğer alanları da gezerek hakkınızda daha fazla bilgi elde edebilirler.

Gelelim reklamınızı nasıl yapacağınız konusuna:

  1. Başlık.Reklamınızı oluştururken, kendinizi uzman,exper veya Guru olaak tanımlayın.Bunun sizin CV’nize giden bir bağlantı olduğunu da anlatmak isteyebilirsiniz belki.
  2. Açıklama.Bir sonraki kısımda en büyük başarılarınızı 6 kelime ile anlatın.
  3. URL. Burada CV sayfanızı kullanmayın.Onun yerine adsoyad.com gibi markanızı ön plana çıkaracak bir adres verin. “www” kısmını kullanmayın çünkü gereksiz ve siz isminizi markalaştırmaya çalışıyorsunuz.

Facebook Social Ads Google’a göre biraz daha kullanıcı dostu bir görünüme sahip arkadaşlarınızın izleyebileceği yerlerde çıktığı için yaygınlaşma ihtimali daha fazla olabilir. İşte reklamı böyle hazırlayacaksınız:

  1. Başlık. Reklam ne için yapılıyor?Başlık en önemli konu çünkü en dikkat çekici kısım. Ben olsam “<XYZ şirketi > için çalışmak istiyorum” ya da “<pozisyon tipi>için CV” gibi mümkün oldukça odaklı bir başlık kullanırdım.
  2. Resim. Facebook resminizi doğrudan kullanabilirsiniz.İşvereninizin görmesinden hoşlanmayacağınız bir resim kullanmayın. Mümkün oldukça profesyonel bir görünümü tercih edin. Öyle burnunuzun bir kısmı karede diğeri yok gibi enstantanelere kalkışmayın.
  3. Açıklama. CV’nizi buraya yazmayın ama onun yerine ki olduğunuza, ne yaptığınıza ve hangi işi istediğinize dair 25 kelimelik bir açıklama yazın.

Reklamınızı yarattıktan sonra onu ya Facebook sayfanıza, LinkedIn profilinize veya blog/websitenize yönlendirin.Bu reklamın amacı belli hedefdeki kişilere ulaşarak sizin işe alınmanızı sağlamak, o yüzden hedef seçimini yaparken kriterleri dikkatli belirleyin.


6. Bir Video Cv hazırlayıp Youtube’a yükleyin.

VideoCV Örneği

“video resume” diye YouTube üzerinde bir arama yaptığınızda 1,700 üzerinde sonuç alırsınız.Bazıları gerçekten iyi iken bazıları da birinin kopyası olduğu çok bariz. Video CV için anahtar konu, çok az kişinin bir tane yapmış olması. Bu da onları aday seçim sürecinde farklılaştırıyor.

İyi bir video CV kısa, istediğiniz pozisyona sağlayacağınız katkıyı anlatan, neden sizin doğru bir seçim olduğunuzu açıklayan ve geçmiş tecrübelerinizi yansıtan bir akışa sahip olmalıdır. Fakat eğer dışa dönük enerjik bir yapınız yoksa sakın ha bir video CV yaratmaya çalışmayın. Çünkü bu enerji düşüklüğünüz video’da görünecektir ve olumsuz yönde etki edecektir.


7. İş ilanları olan bloglara üye olun.


Hepimiz ilgimizi çeken konularda bilgi edinmek için bloglara kayıt oluyoruz. Oluyoruz değil mi? Zamanla bunlara bağımlı hale bile gelebiliyoruz bazen.Geçen zaman içerisinde bloglar kendi içlerinde iş ilanlarını koydukları alanlar oluşturmaya başladılar. Bu size istediğiniz işe ulaşma konusunda yardımcı olacak bir araçtır. Bir örnek mesela benim çok beğendiğim sevgili İpek Aral Kişioğlu’nun http://www.kaynagiminsan.com/ blogudur.


Geleneksel yöntem ile sosyal medyayı entegre edin.


Bu bahsettiğim yedi başlık bir sonraki iş arayışınız için çok önemli. En başarılı sonuçları genelde hem online hem de offline çevresini genişletmek için ilk adımları çoktaan atmış olanlar elde ediyor. Eski ve yeni yöntemi birlikte harmanlayarak kullanmalısınız. Böylece herhangi bir süprizle karşılaşmamış olursunuz. Yani bunları birbirini tamamlayan iki fonksiyon şeklinde düşünmelisiniz. Sonuçta işveren karşısında görüdüğü kişinin gerek online gerkse basılı CV’deki kişi olduğunu teyid etmek istiyor.

Ben normal CV üzerinde de blog, LinkedIn profili ve YouTube video CV’nizin linklerinin olması taraftarıyım. Aynı zamanda varolduğunuz sosyal ağlardaki kullanıcı adınız da olsa iyi olur. Neticede araştırma yapacak olan işverene ne kadar çok kendinizi tanıtabilirseniz, o kadar onların size ihtiyaçları olduğunu anlamalarını sağlayabilirsiniz. İşte bu yüzden sosyal ağlarda geçirdiğiniz vaktin ve paylaştığınız içeriğin belli bir düzeyde olması gerektiğini sürekli söyleyip duruyorum. Umarım size iş bulmada yardımcı olabilecek bilgileri paylaşmışımdır. Her türlü yorumunuzu bekliyorum.