Beyninizi nasıl daha verimli kullanabilirsiniz?

homer-brainSon zamanlarda görüyorum ki birçok kişinin beyni pek de beklediğim gibi işlemiyor. Ben de düşündüm ki, belki aklınızı “başınıza” nasıl getirebileceğinize yönelik öneriler verirsem, bir faydam olur.

 

İnsan beyninin ayaktayken yaklaşık %10 daha fazla çalıştığı düşünülmektedir. Önemli kararlarınızı alırken kapalı alandaysanız, “volta atmayı”deneyebilirsiniz. Bununla birlikte açık havada, kapalı alanlara göre daha yüksek performans olduğu da söylendiğinden en iyisi açık havada bir tur atın. Haa bir de yürürken kolları sallamak, beynin performansını olumlu etkiliyormuş, e o zaman naapıyoruz açık havada, el kol sallayarak yürüyoruz 🙂

Beynimiz ağırlık olarak vücudumuzun %2’sini oluşturduğu halde, vücuda gelen oksijenin %25’ini tüketir ve oksijensiz kaldığımızda ölümü ilk gerçekleşen organ olur. O yüzden hazır hala bedava iken, odanızın penceresini açarak kendinize bol bol oksijen ısmarlayın!

Beyin “garbage in, garbage out” ilkesine göre çalışır. Bu kuralın Türkçe meali şudur: “Beyninize çöp girerse, beyninizden çöp çıkar.” Beyninize ne verirseniz,
onu size verir. Kafa konforunuzu bozacak verileri beyninize almayın.

Günde aklımızdan 60 ila 80 bin arası düşünce geçermiş. Bu düşünceler ne hakkındaysa, hayatımız da ona göre şekillenirmiş. O zaman olumsuz şeyleri düşünmeyi bırakıp en çok neyi istiyorsanız onu düşünmeye başlasanız iyi olur.

Yabancı bir dil öğrenme ve ezber beyni güçlendiriyor. Her gün birkaç yabancı kelime öğrenmeye ne dersiniz? Alışveriş listesi ve telefon numaralarını ezberlemeyi deneyebilirsiniz hem yurtdışına gittiğinizde de faydası olur.

Kullanılmayan organ körelir. Sürekli TV seyrederek beyninizi “düşük viteste” çalıştırmayın. Beyninizin sınırlarını zorlamayan etkinlikler, beyninizi geliştirmez. Zihinsel jimnastik/antrenman yapın. Bunun için başta Sudoku olmak üzere çeşitli bulmacalar çözün. Satranç gibi “akıl oyunları” oynayın. Yatkınsanız Meditasyon, yoga gibi zihin dinginleştiren teknikler üzerine çalışın.

Farklı düşünme tarzları beyni geliştirir. Çocuklar ve hayvanlarla daha fazla vakit geçirin. Sizden farklı düşünen insanlarla konuşun.

Her gün güzel bir resme, manzaraya veya fotoğrafa bakmaya çalışın. Estetik algınız, gördüğünüz estetik şeyler kadar gelişir. Beyninizi estetik görüntülerle besleyin!

Her gün bir süre sevdiğiniz bir müziği gözleri kapalı dinleyin. Beyin otoriteleri tarafından klasik müziğin zekayı 7 puan ekleyebildiği iddia edilmektedir.

Beyin kas sistemi ile değil, elektro-biyo- kimyasal reaksiyonlarla çalıştığı için, kolumuz ya da bacağımız gibi fiziksel anlamda yorulmaz. Beyni yoran en önemli şey monotonluktur. Hayatınızı ne kadar renklendirirseniz, beyninizi o kadar neşelendirirsiniz.

Beyin kısa süreli hafızada beş ile yedi arasındaki bilgiyi işleyebilir. Yeni bir bilgi gelince, bu bilgilerden birini atar. Buna sihirli sayı kuralı denir. Bu kural aşılıp
aşırı bilgi yüklemesi durumunda, beynimiz “servis dışı” olur. Hayatınızın en büyük kararlarını alırken “kafadan” değil, tıpkı beş haneli iki rakam grubunu çarparken yaptığınız gibi, bir kağıt üzerine yazarak ne yapacağınızı hesaplayın.

Ders çalışırken ilk öğrenilenler, son öğrenilenler ile aralarda geçip sık tekrarlananlar ve ilginç bulunanlar en çok akılda kalanlardır. Dersleri kısa aralar vererek çalışmak (geri ders başına dönmek kaydıyla!) akıllıca bir harekettir.

Beyninizin arama motorlarına sizi başarıya programlayacak sorular sorun. Hayatta gelebileceğim en iyi yerde miyim? Tüm hayallerimi gerçekleştirmiş olsaydım, hayatımda neler olurdu? Benim diğer insanlardan daha iyi yapabileceğim ne var?

Yeterince su için ve unutmayın ki, insan beyninin %78’i suyla kaplıdır!

Her şey beyinde başlar, her şey beyinde biter. Çözümlerinizi başka yerde aramayın!